Hemen Çıkma Oranını Tetikleyen 7 Sorun

Analiz programlarında tekil ziyaretçi sayısından sonra en fazla incelenen kısım bounce rate alanıdır.Yani ziyaretçilerin siteye girip, hiç bir işlem yapmadan hemen çıkma oranını veren istatistiksel bilgi.Peki hemen çıkma oranını düşürmek neden gerekli?

Hatta analiz içerisinde en büyük takıntı bu alan üzerinde diyebiliriz.Çünkü yapılan araştırmalara göre internet kullanıcıları ortalama bir site de 1 dakikadan daha az zaman geçiyor.Eğer site belirli kriterleri sağlamıyorsa bu süre 10 saniyenin altına düşüyor.

Her site sahibi, ziyaretçilerin daha fazla zaman geçirmesini, ürün satıyorsa ürünlerini sepete eklemesini, hizmet sağlıyorsa bu hizmetten yararlanmasını, içerik sunuyorsa bunların okumasını ister.Böylece amaçladığı hedefe ulaşmayı bekler.Çünkü kimsenin zaman harcamadığı siteden bir şeyler kazanamayız.

Siz içeriğinizi en ideal şekilde oluşturdunuz, ürünlerinizi güzelce listeledin, gereken tüm ayarları yapıyorsunuz, az çok SEO da yaptınız ama ziyaretçiler sitenizde zaman geçirmiyor, geldikleri gibi gidiyorlar.Yanlış bir şeylerin olduğu çok açık.

Peki neyi yanlış yapıyorsunuz ya da yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz?

Bu yazıda hemen çıkma oranını düşürmek için neler yapılabilir,artıran sorunlar nelerdir, insanlar siteyi neden hemen terk eder konularına değinip, ortaya çıkardığımız sorunlarla ilgili çözüme dayalı tavsiyelerde bulunacağım.

Hemen Çıkma Oranını Artıran Nedenler ve Tavsiyeler

Ziyaretçilerin neden sitenizi hemen terk ettiğini öğrenmek istiyorsanız, kendi sitenize objektif gözle bakmanızı tavsiye ederim.Bu normalde biraz zor olabilir ama yazının devamında verdiğim sorunları öğrendikten sonra daha kolay gözlemleyebilirsiniz.

İnsanların davranışlarını kestirmek oldukça zor bir iştir.Neden böyle davranış sergilediklerini yüzde yüz kesin olarak bilemeyiz.Sadece çıkarımlarda bulunabiliriz.

Bu çıkarımları da genelde analiz programları yardımı ile biraz da deneyim ile sağlayabiliyoruz.
O yüzden aşağıdaki tetikleyen sebeplerin hiç birinin sizin sitenizde olmaması, hala bir sorun olmadığı anlamına gelmez.Burada en sık karşılaşılan sorunlardan bahsediyorum.

Şimdi bu tetikleyiciler neler onları öğrenelim.

1 – Yavaş Yüklenme

Sabırsızlık çağımızın en büyük sıkıntılarının başında geliyor.Artık her şey tek parmağımızın ucunda ve her ne istersek hemen sahip olabiliyoruz.Dolaysıyla insanlar beklemeyi unuttu.

Bu teknoloji ve internetin bize sağladığı faydanın yanındaki en büyük zararlardan bir tanesidir.

Bekleme diye bir kavram lügatımızda olmayınca yavaşlık kabul edilemez oluyor.Hızlı akan bir zaman da insanlar yavaş olana karşı yüz çeviriyor.Tabi konumuz web siteleri ve bunun için de aynı şey söz konusu.İnternet sitelerin de en çok ziyaretçi kayıplarını bu sebeple yaşıyoruz.

Kullanıcılar alternatifi olan sitelerde daha hızlı olanı tercih ediyor.

Milyonlarca sitenin olduğu internette zaten alternatifi olmayan yoktur.Yüzlerce e-ticaret sitesi, binlerce haber sitesi, sosyal ağlar, bloglar vs.Bu kadar alternatifi olan siteleri insanlar neden açılmasını saniyelerce beklesin ki?

Araştırmalar gösteriyor ki bir sitenin en ideal yüklenme zamanı 1.5 saniyenin altında olmaldır.Eğer bu sürenin üstünde ise siteniz yavaş olarak kabul ediliyor.

Peki bu konuda ne yapabiliriz?

  • Pingdom, Gtmetrik gibi hız testi araçları ile siteyi analiz edin.
  • Analiz sonuçlarına göre site alt yapısını ve kod yapısını düzenleyin.
  • Görsel içerikleri yüklemeden önce, sıkıştırıp atın ve mümkünse farklı sunucularda barındırın.
  • Gereksiz eklentilerden kaçının.
  • Gerekliyse host veya sunucunuzu değiştirin.

2 – Aşırı Reklam Yayınlamak

Bulunduğumuz zamanda şunu inkar edemeyiz ki reklamlar bir sitenin ya da blogun geçim kaynağı, sürdürülebilirliğinin ana sebebidir.Tabi ki burada ticari amaç gütmeyen sitelerden bahsetmiyoruz.

Ticari siteleri, gerçek dünyada bir ticaret işletmesi olarak düşünebiliriz.Aylık sabit, değişken giderleri vardır ve büyüklüğüne göre arkasında maaşlı çalışan onlarca insan istihdam ederler.O yüzden reklam olmasın demek biraz romantik bir yaklaşım olacaktır.

Bunun yerine daha gerçekçi yaklaşarak abartılı olmayacak şekilde reklam yayınlama anlayışını benimseyebiliriz.

Aşırı reklama maruz kalmak bir çok internet kullanıcısı gibi beni de rahatsız ediyor.Aşırı reklam içeren sitelere karşı insanlar bir takım tavırlar sergiliyor.Bazıları benim gibi siteyi hemen terk etmeyi tercih ediyor, bazıları ise reklamları engellemeyi tercih ediyor.

Aşırı reklam örneği hemen çıkma needeni

Şahsım adına yukarıda sebeplerden dolayı reklam engelleyici uygulamaları kullanmayı tercih etmiyorum.Bunun yerine rahatsız eder derecesinde reklam gösterimi olan sitelerden uzak duruyorum.

Aşırı reklam yapmak insanları hemen çıkmaya iten sebeplerin başında geliyor.Bunun önüne geçmek için ne yapabiliriz?

  • Sayfa içeriğinden daha az dikkat çekecek kadar reklam kullanın.
  • Ekranın görünür alanında sadece 1 reklam kullanın.
  • Çok fazla reklam kullanacaksanız, görsel reklam yerine metin-bağlantı reklam seçeneği kullanabilirsiniz.
  • Reklam yerine alternatif kazanç yollarını deneyebilirsiniz.

3 – Açılır Pencereler (Pop-up)

Pop-up yani açılır pencere uygulaması ben dahil eminim bir çok internet kullanıcısının görmekten hoşlanmadığı işlevlerden biridir.Özellikle sitede bulunduğun süre zarfında kontrolsüz bir şekilde sürekli ortaya çıkan ve ekranı kapladığı için kapatma tuşunu zor bulduğumuz pop-up uygulamaları insanı çileden çıkarıyor.

Lakin karşı taraftan olaya baktığımızda da site sahipleri içinde oldukça gerekli bir uygulama.Özellikle reklam yayınlama, abonelik duyuruları veya ziyaretçilerine bir şeyler sunarken sıkça bu yönteme başvuruyorlar.

Gördüğümüz gibi pop-up uygulamalarının hem olumlu hem de olumsuz tarafları bulunuyor.Ama bu soruna ziyaretçi tarafından bakmak zorundaysak, gerekli olmadığı müddetçe açılır pencerelerden kaçınmalıyız.İnsanları en fazla rahatsız eden konulardan biridir.Kullanmamız gerekiyorsa rahatsızlık vermemek adına ne yapabiliriz:

  • Özellikle abonelik veya duyuru için kullanıyorsanız her ziyaret için bir defa gösterim yapın.
  • Pencere boyutunu ekranda boş yer bıracak şekilde küçük boyutlarda düzenleyin ve kapatma tuşunu görünür bir şekilde yerleştirin.
  • Reklam için kullanılacaksa, belirli bir süre izleme zorunluluğu yerine kapatmak için bir buton koyun.Zorla reklam izletmeyin.

4 – Otomatik Ses/video Oynatmak

Gün içerisinde çok fazla web sitesi gezen biri olarak, otomatik oynatılan ses ve videolar ile artık sıkça karşılaşmaya başladım.Bu durumdan da oldukça rahatsızım.

Önceleri müzik şirketlerinin veya sanatçıların resmi sayfalarında denk geldiğim bu durum artık adım başı karşıma çıkıyor.Özellikle haber sitelerinde kendi kendine oynatılan videolar bunun en bariz örneği.Siz bir haberi okumaya başladığınız da sayfanın bir yerinden ses gelmeye başlıyor.O anda sesin hoş olmayacağı bir konumda olabilirsiniz ya da farklı bir sekmede açık bir müzik dinliyor olabilirsiniz.Bu durum hiç de hoş değil.Ben genelde böyle bir vaziyet karşında hemen siteyi terk ediyorum.

  • Otomatik oynatma olayını kaldırın.Bunun yerine sadece tıklama ile oynatmama seçeneği koyun.
  • Alternatif olarak otomatik oynatma seçeneğini Google sesli,görüntülü reklamlarında olduğu gibi sadece fare imleci üzerine geldiği zaman çalışmasına şeklinde ayarlayabilirsiniz.

5 – Tasarımlardan Kaynaklı

Zamanı Geçmiş Tasarım : Web sitelerini 2000 öncesi ve sonrası olarak iki döneme ayırabiliriz.İnternetin ilk yıllarında web teknolojisi de yeni olduğundan yazılımcılara sınırlı bir düzenleme alanı veriyordu.Bu dönemde web üzerinde sadece HTML ile basit metin ağırlıklı siteler oluşturabiliyorduk.Ama artık CSS, JS gibi dillerin geliştirilmesi ve HTML ile tam uyumu çalışması ile birlikte, tasarım olarak gerçekleştirdiğimiz her şeyi web sitelerine geçirebiliyoruz.

  • İçinde bulunduğumuz dönemin koşullarına göre tasarımlar oluşturun.
  • Son yılların tasarım yönelimlerini takip edip, ona göre sitenizi düzenleyin.

Türkçe Karakter Sorunu : Eskinden Türkçe karakter deteği olan font bulmak oldukça zordu ve bu bizim için sıkıntılı bir durumdu.Sitede kullanılan fontlar Türkçe harfleri -ü,ı,ş,ğ,ö,ç- tanımıyor ve ortaya çok kötü bir görüntü çıkarıyordu.Web teknolojisinin gelişimi ile birlikte bu sorunu ortadan kalktı. Artık yüzlerce Türkçe destekli font bulabiliyoruz.

  • Türkçe karakter desteği olan fontları kullanın.
  • Blog tarzı metin ağırlıklı sitelerde, okunurluğu artırmak için genel kabul görmüş fontları tercih edin.
  • İkiden fazla farklı türde font kullanmayın.

Arkaplan Sorunu : Sitenin arkaplan rengi okunurluk adına dikkat edilmesi gereken kısımdır.İçerik ile uyumsuz bir arkaplan rengi okuyucu için göz yorgunluğu oluşturduğundan hemen çıkma oranını tetikler.
Renkli arkaplan veya arkplan resmi ilk dönem web sayfalarında kaldı.Artık beyaz renkli arkaplan oluşturun.

  • Arkaplan rengi ile yazıların ve görsellerin anlaşılır bir şekilde göründüğünden emin olun.
  • Gözü yormamak adına gece modu tarzı bir sistem geliştirebilirsiniz.Daha kapalı bir arkaplan rengi olabilir.

6 – İçerikten Kaynaklı Hemen Çıkma Nedenleri

Sıkıcı Konular : Site içeriğini robotlar için oluşturuyorsanız, ne yazdığınızın, hangi ifadeleri kullandığınız pek bir önemi olmayacaktır.Ama insanlar için oluşturuyorsanız, hangi konulardan ne şekilde bahsettiğiniz oldukça önemlidir.Genelde ekonomi,bilim,matematik anlaşılması bir çok kişi için zor konular olduğundan çoğu insan bu tarz içeriklerden sıkılır.Ya da ilgi alanına girmeyen konulardan bahsetmek yine aynı derece sıkıcı olacaktır.Sitenizde bahsettiğiniz konular ne kadar sıkıcı ise hemen çıkma oranı da o derece artmaya başlar.

  • Anlaşılması zor konulardan bahsederken mutlaka örneklendirme yapın ve görsel ögelerden yararlanın.
  • Çok ciddi konulardan bahsetmiyorsanız -ki bloglar için olağan bir durum değil- daha samimi bir dil kullanın.
  • Cümle yapısını kontrol edin ve hatalarınızı düzeltin.

Yetersiz Bilgi : İnsanlar zaman ayırarak okudukları şeylerden en yüksek oranda faydalanmak ister ve değerli bilgiler bulmayı arzu eder.Eğer yeterli bilgi verirseniz insanlar sitenizde zaman harcar.Her yerde ulaşabildiği bilgiler ile insanları sitenizde tutmanız ve bağımlılık sağlamanız oldukça zordur.Onlara başka sitelerde olmayan, daha önce duymadıkları konulardan bahsetmeli ve geleceğe yönelik böyle bir izlenim oluşturmalısınız.Böylece hem siteniz de zaman geçirirler hem de tekrar gelmelerini sağlarsınız.

7 – Site Yapısından Kaynaklı

Mobil Uyumlu Site : Son bir kaç yılda internet kullanıcılarının mobil internet deneyimi oldukça arttı ve hatta akıllı cihazlardan internet kullanımı geleneksek yöntemin önüne geçmiş bulunuyor.Bu sebeple insanlar web üzerinde sahip olduğu kolay kullanım deneyimini, mobil cihazlarla da yaşamak istiyor.Artık kimse akıllı telefonları ile girdiği sitelerde içerikleri tam görebilmek için yakınlaştırma uzaklaştırma gibi işlerle uğraşmak istemiyor.Mobil uyumluluk hemen çıkma oranını etkileyen en önemli faktörlerden biridir.

  • Sitenizin mobil cihazlar ile uyumlu olup olmadığını kontrol edin.
  • Eğer en başından site geliştiriyorsanız, mobil öncelikli olarak geliştirin.
  • Sitenin mobil görünümünde iyi görünmeyen -reklam vs- veya gerekli olmayan kısımları -sidebar, pop-up açılır pencereler gibi- kaldırın.

Tarayıcı Hataları : Son yıllarda tarayıcılar epey bir mesafe almış olsalar da, kod yapısından kaynaklı sorunlar olmuyor değil.Eğer yazılımcı, tarayıcı uyumluluğu ile ilgili yeterli bilgiye sahip değilse, kullandığı kodlar tarayıcılarda istenen şekilde görünmeyecektir.Sitede olması gereken bir yapı yerinde olmayabilir, interaktif işlem gören bir buton sırf kod hatası yüzünden beklenen işlemi gerçekleştirmeye bilir ya da tasarım olarak kötü, bozuk bir yapı ortaya çıkabilir. Tüm bu sorunlar kullanıcı deneyimi açısından olumsuz taraflardır.Siz site içeriği SEO ile uyumlu diye düşünürken, sitenin yapısından dolayı çok ziyaretçi kaybedebilirsiniz.

  • Çeşitli araçlarla sitenizin tarayıcı uyumunu kontrol edin.
  • En çok kullanılan tarayıcıları test edip, bazı tarayıcılarda düzgün çalışmayın kısımları kaldırın.

Hakkında Sayfası : Ben genelde, girdiğim bütün sitede hakkında sayfasına mutlaka göz atarım.Bu davranışın sadece benim için olmadığını düşünüyorum.Bir sitenin böyle bir sayfasının olması, onu daha gerçekçi yapıyor ve insanlara güven aşılıyor.

  • Mutlaka sitenizi tanıtan bir hakkında sayfası sayfanız olsun.
  • Diğer taraftan iletişim kuracakları bir iletişim sayfası da oluşturun.

Sayfalama : Son zamanlarda sıkça denk geldiğimiz sınırsız içerik yükleme -pinterest tarzı – bir çok internet kullanıcısı tarafından besimsenmedi ve pek de benimsenecek gibi durmuyor.Bir sayfada onlarca içeriğin olması ziyaretçinin hiç birine göz atmamasına yol açabilir.Özellikle blog tarzı sitelerde, bu tarz kaydırma ile içerik yükleme (scroll and load more) metodu hiç çalışmıyor.

  • Ana sayfada çok fazla içerik bulundurmayın.
  • Eğer portföy temalı bir site değilse, yükleme yerine sayfalama yöntemini kullanın.

Gezinti Sorunu : Site içerisinde kolay gezinim sağlamak site yöneticisinin ilk önceliği olmalıdır.Çünkü insanlar rahat dolaşamadıkları zaman ve aradıkları şeyi kolay bulamaları sebebi ile site hakkında olumsuz düşünce geliştirirler.Karmaşık yapılı, labirent tarzı siteleri kimse sevmez.Bu da çok çabuk ziyaretçi kaybına neden olur.

  • İnsanların sayfalar arası kolay gezinmeleri için ana bir menü oluşturun.
  • Ana menü daima sitenin en üst tarafında olsun
  • Eğer çok büyük bir siteniz varsa sitemap -site haritası- oluşturun.

Başlıkta hemen çıkma oranını tetikleyen 7 sebep diye belirtsem de aslında daha fazla sebebin olduğunu okudunuz.Daha da fazlası elbette var ama burada en önemlilerini yazmayı tercih ettim.

Önceliğiniz burada öğrendiğiniz sorunları tespit edip düzenlemektir.Daha sonra gözlem yeteneğinize göre diğer ufak sorunları halledeceğinizi düşünüyorum.

Hemen çıkma oranını düşürmek için kendinize ait özel bir çözümünü var mı?

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Okumak İsteyebilirsiniz

Bir Cevap Yazın